Hvanneyri Tarım Müzesi: Traktörler, Torf ve Yün

Batı İzlanda’da hava bozup da Borgarfjörður çevresinde arabayla gezmek cazibesini yitirdiğinde, bir üniversite köyü olan Hvanneyri kapalı alanda keyifli vakit geçirmek için harika bir alternatif sunar. Hvítá Inn’den arabayla yaklaşık 10 dakika uzaklıktaki bu köy; Agricultural Museum of Iceland (Landbúnaðarsafn Íslands) müzesine, bir yün atölyesine ve köyün simgesi olan küçük bir kiliseye ev sahipliği yapar. Üstelik hepsi birbirine sadece birkaç adım mesafededir.
Müzede sizi neler bekliyor?
Agricultural Museum of Iceland, geçmişi 1880’lere kadar uzanan parçalarla ülkenin en büyük tarım makineleri koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Sergiler, İzlanda tarımının at arabasıyla çekilen ekipmanlardan makineleşmeye geçiş sürecini gözler önüne seriyor ve İzlanda’ya ithal edilen ilk traktörlerden bazılarını da içeriyor. Derli toplu ve gösterişten uzak bu koleksiyon, ülkenin sadece birkaç nesil içinde çim ev (turf house) döneminden nasıl modern çağa geçtiğinin hikayesini anlatıyor. Müze, Hvanneyri kampüsünü Agricultural University of Iceland ile paylaştığı için burası turistik bir duraktan ziyade, öğrencilerin ve çiftliklerin bir arada olduğu, yaşayan bir köy atmosferine sahip.
Ullarselið ve Hvanneyrarkirkja
Sadece birkaç adım ötede, geleneksel yün zanaatına gönül vermiş kişiler tarafından işletilen bir yün merkezi olan Ullarselið yer alıyor. Burada, Borgarnes bölgesindeki kadınlar tarafından geleneksel tarama, eğirme, örgü ve dokuma teknikleriyle elde eğrilmiş yerel iplikler ve el emeği ürünler satılıyor. Çalışma saatleri mevsime göre değişiklik gösterdiğinden gitmeden önce kontrol etmenizde fayda var. Hemen yanında ise 1905 yılında inşa edilmiş küçük bir ahşap kilise olan Hvanneyrarkirkja yükseliyor. Köyün en belirgin simgesi olan bu kilise, giriş veya çıkışta hızlıca fotoğraf çekilmek için harika bir durak.
Ziyaretinizi planlarken
- Ulaşım: Hvítá Inn’den arabayla yaklaşık 10 dakika; Borgarnes’in kuzeyindeki Route 1 üzerinden Hvanneyri tabelalarını takip edebilirsiniz.
- Süre: Müze, yün merkezi ve kiliseyi bir arada gezmek için yaklaşık 1 ila 2 saat ayırmanız yeterlidir.
- Ne zaman gidilmeli: Müze, mayıs ortasından eylül ortasına kadar her gün 11:00–17:00 saatleri arasında açıktır; kış aylarında ise genellikle perşembe-cumartesi günleri öğleden sonraları ve talep üzerine açılır, bu nedenle sezon dışı dönemlerde gitmeden önce aramanız iyi olacaktır.
- Yanınıza almanız gerekenler: Yün merkezi için nakit veya kart; binalar ve kilise arasında açık havada yürüyeceğiniz için su geçirmez bir mont.
Hvanneyri; Reykholt, Deildartunguhver ve Hraunfossar şelalelerini de kapsayan daha geniş bir Borgarfjörður rotasıyla harika bir şekilde birleştirilebilir. Ancak yağmurlu bir sabahta, öğle yemeğinden önce kapalı alanda geçireceğiniz keyifli ve verimli bir-iki saat için tek başına da mükemmel bir seçenektir.
Nerede Kalınır?
The Hvítá Inn, Hvítárbakki’de, Hvítá nehrinin kıyısında yer almaktadır. Reykjavík’e yaklaşık 75 dakika, Hvanneyri’ye ise sadece 10 dakika mesafede olması sayesinde, uzun bir yolculuk yapmanıza gerek kalmadan sakin bir sabahta müzeyi ilk durağınız yapabilirsiniz. Özel banyolu odaları ve konumuyla tüm Borgarfjörður rotasını kolayca keşfetmenizi sağlar. En iyi fiyatlar için doğrudan Ourhotels.is üzerinden rezervasyon yapın.
Fotoğraf: IngVar, Wikimedia Commons aracılığıyla, CC BY-SA 4.0.