Hvalfjörður Manzara Yolu: Borgarfjörður’a Giden Tüneli Es Geçmek

Reykjavík’ten kuzeye, Borgarfjörður’a doğru giden neredeyse herkes Hvalfjörður tünelini tercih eder: 1998 yılında açılan ve 2018’den beri ücretsiz olan, deniz tabanından geçen 5,7 kilometrelik karanlık bir yol. Bu tünel yaklaşık 45 km yol ve 50 dakika zaman kazandırır. Ancak aynı zamanda West Iceland’in en keyifli kısa alternatif rotalarından birini de kaçırmanıza neden olur. Fiyordun etrafından dolanan eski yol, yani Route 47, neredeyse her virajda karşınıza harika bir sürpriz çıkarır. İşte The Hvítá Inn seyahatinizde bu yolu en azından bir yönde tercih etmeniz için nedenler.
Neden altından geçmek yerine etrafından dolaşmalı?
Hvalfjörður, “balina fiyordu” anlamına gelir. Karaya doğru yaklaşık 30 km uzanır ve dar yapısını korur; bu yüzden suları genellikle sakindir ve her iki yanda da dağ yamaçları yükselir. Tünelin transit trafiği çekmesiyle birlikte buradaki trafik oldukça sakindir. Bu da Route 47’yi, İzlanda yollarına henüz alışmaya çalışanlar için en rahat ve keyifli sürüş rotalarından biri haline getirir. Tünel yapılmadan önce Ring Road’un bir parçası olan bu eski yolun tamamı asfaltlanmıştır ve yol boyunca zemin oldukça düzgündür.
Yol boyunca görecekleriniz
Güneyden gelirken ilk kolay durağınız, yolun hemen kenarında duran, kadeh şeklindeki yaklaşık 3 metre yüksekliğindeki kaya olan Staupasteinn (diğer adıyla Steðji) olacaktır. Kendine özgü şekli nedeniyle 1974 yılında doğa anıtı olarak koruma altına alınan bu kayanın yanında küçük bir cep ve kısa bir patika bulunur; yanına kadar yürüyebilirsiniz ancak yapısına zarar vermemeniz gerekir.
Daha içerilere doğru ilerlediğinizde, fiyortta savaş yıllarından kalma bir tarihle karşılaşırsınız. İkinci Dünya Savaşı sırasında Hvalfjörður, Müttefik Devletler’in Arktik konvoyları için bir üslenme noktasıydı. İngiliz deniz üssü HMS Baldur, fiyorda doğru uzanan alçak bir kara parçası olan Hvítanes‘te bulunuyordu; beton temeller ve kalıntılar yol kenarından hâlâ görülebilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri Donanması, Miðsandur çevresinde iskeleler ve bir yakıt deposu inşa etmişti; bu iskelelerden biri bugün hâlâ balina avcılığı şirketi tarafından kullanılmaktadır. Miðsandur’daki 1948 yapımı balina avlama istasyonu, İzlanda’daki tek istasyondur ve Route 47’den açıkça görülebilmektedir.
Fiyordun en uç noktasında yer alan Botnsdalur, uzun süre İzlanda’nın en yüksek şelalelerinden biri olarak kabul edilen Glymur’a giden yürüyüş rotasının başlangıç noktasıdır (bu yürüyüş başlı başına yarım günü hak eder). Kuzey tarafından Route 47 tekrar Ring Road 1 ile birleşir ve siz de Borgarnes ile otele doğru yolunuza devam edersiniz.
Pratik bilgiler
- Ulaşım: Tünelin güney girişinden hemen önce Ring Road 1’den ayrılarak Route 47’ye sapın; kuzey kıyısında tekrar Route 1’e bağlanın. Bir yönde tüneli, diğer yönde ise fiyort yolunu tercih edin.
- Ekstra süre: Bu rota, hiç durmadan gidildiğinde tünel yoluna kıyasla yaklaşık 45–60 km ve 50 dakika ekler. Birkaç kısa yürüyüşle birlikte kendinize 1,5–2 saat ayırmanızı öneririz.
- Ne zaman gidilmeli: İlkbahardan sonbahara kadar gün ışığında gitmek en iyisidir; hava aydınlık ve kuru olduğunda yol kenarındaki cepleri ve kalıntıları bulmak ve fotoğraflamak çok daha kolaydır.
- Yanınıza almanız gerekenler: Hvítanes yakınlarındaki bataklık zemin için su geçirmez ayakkabılar, dolu bir depo (fiyort çevresinde herhangi bir hizmet bulunmaz) ve dağ yamaçları boyunca telefon sinyali kesintili olabileceğinden basılı bir harita veya çevrimdışı rota.
Nerede Kalınır?
Yolculuğunuzu, Hvítárbakki’de, Hvítá nehrinin kıyısında yer alan bir kır oteli olan The Hvítá Inn‘de sonlandırın. Burası tünel yoluyla Reykjavík’ten yaklaşık 75 dakika, fiyort yoluyla ise biraz daha uzun sürmektedir. Borgarnes yakınlarında, Ring Road 1’in hemen dışındaki konumu, burayı Hvalfjörður rotasından sonraki ilk gece için en doğal durak ve ertesi sabah Borgarfjörður turunun geri kalanı için ideal bir başlangıç noktası haline getirir. Odalarda özel banyo bulunmaktadır. En iyi fiyatlar için doğrudan Ourhotels.is üzerinden rezervasyon yapın.
Fotoğraf: Wikimedia Commons aracılığıyla Hansueli Krapf, CC BY 3.0.