Húsafell’deki Bæjargil: Şelale Kanyonu, Huş Ormanı ve Taş Sanatı

Çoğu insan Húsafell’i sadece Langjökull buzul turlarına giderken bir yakıt ve kahve molası noktası olarak görür. Ancak bu, buraya haksızlık olur. Yerleşimin hemen arkasındaki Bæjargil kanyonu; şelaleye çıkan bir yürüyüş rotasına, ülkede nadir rastlanan bir ormanlık alana ve burada doğmuş bir heykeltıraşın elinden çıkma taş yüzlere ev sahipliği yapıyor. Kendi başınıza keşfedebileceğiniz bu yarım günlük yürüyüşün kendisi ise tamamen ücretsiz.
Bæjargil’den şelale manzara noktasına yürüyüş
Bæjargil parkuru, Hotel Húsafell ile eski çiftlik ve kilise alanının yakınından başlar; otelin hemen aşağısında büyük bir bilgilendirme tabelası bulunur. Patika, kanyonun her iki yamacı boyunca yükselerek ziyaretçi defterinin de bulunduğu manzaralı bir seyir noktasına ulaşır. Yol belirgindir ve bazı bölümleri işaretlenmiştir, ancak düz ayak bir yürüyüş beklemeyin: Yol boyunca dik yokuşlar ve üzerinden tırmanmanız gereken birkaç büyük kaya sizi bekliyor. Kısa parkur için gidiş-dönüş yaklaşık iki saat ayırın; kanyonun yukarısındaki Bæjarfell’e doğru devam ederseniz bu süre uzayacaktır. Yaklaşık 450 metre tırmanış içeren 6,4 km’lik bu tam tur, “orta zorlukta” tanımını kesinlikle hak ediyor.
Ağaçlar ve yol boyunca karşınıza çıkacak taş yüzler
Húsafellsskógur, Eiríksjökull’ün yüksek dağ gölgesinde korunan, İzlanda’nın en eski yetiştirme ormanlarından biri olan gerçek bir huş ağacı ormanıdır. Bu ülkede ormanlık alan bulmak zor olduğundan, gerçek ağaçlar arasında geçirilecek bir saat bile buranın cazibesinin bir parçasıdır. Yerleşim yerine ve kanyon boyunca serpiştirilmiş taş yüzler, aslen Húsafell’li olan ve hâlâ burada yaşayan Páll Guðmundsson (doğumu 1959) tarafından yontulmuştur. Sanatçı, yerel olarak bulduğu kayaların orijinal dokusunu olabildiğince koruyarak üzerlerine yüzler işler. Yürürken bir sonrakini gözlemek, bu yürüyüşü adeta keyifli bir ava dönüştürür.
Eski koyun ağılındaki Húsafell Stone
Eski çiftliğin yakınında, Kvíahella ya da “ağıl taşı” yer alır; bu, 18. yüzyılda Rahip Snorri Björnsson tarafından inşa edilen taş duvarlı bir koyun ağılının girişine yerleştirilmiş, yaklaşık 186 kg ağırlığındaki meşhur Húsafell kaldırma taşıdır (bazalt blok). Yerel halk, bu taşı ağılın etrafında taşıyarak güçlerini test ederdi; taş daha sonra Dünyanın En Güçlü Adamı yarışmasında da boy gösterdi. Tabii ki onu kaldırmak zorunda değilsiniz; çoğu ziyaretçi sadece tabelayı okuyup bir fotoğraf çekmekle yetiniyor.
- Ulaşım: The Hvítá Inn’den çıkıp 518 numaralı yol üzerinden Borgarfjörður vadisi boyunca yukarı doğru sürün; yol yaklaşık 35 dakika sonra Húsafell’de sona erer.
- Süre: Temel Bæjargil yürüyüşü için yaklaşık 2 saat, ormanı ve taş sanatını da kapsayan keyifli bir gezi için ise yarım gün ayırın.
- Yanınıza almanız gerekenler: Yere sağlam basan uygun yürüyüş ayakkabıları (kayalara tırmanmanız ve gevşek çakıllardan geçmeniz gerekecek), rüzgarlık ve su; kanyonun üst kısımlarında zemin ıslak olabilir.
- Ne zaman gidilmeli: Patikanın kardan temizlendiği Mayıs-Eylül ayları en uygun dönemdir; hem rüzgardan kaçınmak hem de buzul turu kalabalığından önce varmak için rüzgarsız bir günün erken saatlerini tercih edin.
Nerede Kalınır?
Konaklama için kendinize, Hvítárbakki’de, Hvítá nehrinin kıyısında yer alan bir kır oteli olan The Hvítá Inn‘i mesken tutun. Burası, 518 numaralı yolun Húsafell’e doğru tırmandığı Borgarfjörður vadisinin girişinde yer alır. Böylece sabah rahatça Bæjargil’e gidip, akşam yemeğinden önce nehir kıyısına dönebilirsiniz; günün başında veya sonunda Reykjavík’ten uzun bir yolculuk yapmak zorunda kalmazsınız. Odalarda özel banyo bulunmaktadır. En iyi fiyatlar için doğrudan Ourhotels.is üzerinden rezervasyon yapın.
Fotoğraf: Wikimedia Commons aracılığıyla Aconcagua, CC BY-SA 3.0.